Gel zaman, git zaman, Mağusa Ortaokulu’nu bitirdik.
Lise için Lefkoşa’ya geldik.
O zaman bütün memlekette iki lise vardı, biri erkek lisesi, biri de kız lisesi.
Her iki lise de Lefkoşa’da idi.
Erkek lisesi Haydarpaşa Camisi’nin karşısında İngiliz’in inşa ettiği taş binadaydı.
Halen bakanlık olarak kullanılmaktadır.
Okul binasının bir bölümü dershane, bir bölümü yurt yani yatakhaneydi.
Yatakhane üst kattaydı, alt katı da yemek salonu.
Sabahleyin bahçeye iner, bahçedeki şadırvanda elimizi-yüzümüzü yıkar, yemek salonunda kahvaltımızı yapar sonra da derse girerdik.

***

Mağusa’da kardeş olduğumuz arkadaşla yine beraberdik.
Hiç ayrılmıyorduk.
Yatakhanede, yemekhanede, dershanede beraberdik.
Bizi birbirimize bağlayan özelliklerden biri de okumaktı.
Kitap kurduyduk, bulabildiğimiz her kitabı okuyorduk.
Tabii ki yıllar da su gibi akıp gidiyordu.
Artık lise son sınıftaydık.
Hem Türk hem İngiliz öğretmenlerimiz vardı.
İngiliz öğretmenlerimiz arasında kabul etmek gerekir ki çok kaliteli hocalarımız da vardı.
İkisi hariç.
Mr. Collins ve Mr. Williams adındaki İngiliz hocalardan çok rahatsız ve şikâyetçiydik.
Sık sık İngiliz’i yükseltici, Türk’ü aşağılayıcı davranış ve ifadeleri oluyordu.
Biz de nihayet kanı alev alev kaynayan genç, milliyetçi çocuklardık.
Dr. Küçük’ün mitinglerine gider, ateşin hitabelerini dinler, heyecanla dolardık.
Hayatımızda bir yandan Dr. Küçük vardı, bir yandan da bizi her gün rencide eden iki İngiliz hoca.

***

Artık bu hocalara tahammül gücümüzün sonuna gelmiştik, son sınıf olarak gizlice toplandık, bu iki İngiliz hocaya karşı eylem yapma kararı aldık.
Bir hafta boyunca bahçede toplandık, bu iki hocanın derslerine girmedik.
Cinayet işlemişiz gibi hakkımızda tahkikat açıldı.
Unutmayalım ki devir İngiliz devri.
Maarif Müdürü İngiliz, bütün daire müdürleri İngiliz, Emniyet Müdürü İngiliz, bütün kaymakamlar da İngiliz.
İngiliz Valisi’nin dediği dedik, kestiği kestik.
Üç öğretmenden oluşan bir tahkikat komisyonu kuruldu.
Sınıfımızın bütün öğrencileri poliste ifade alınır gibi teker teker çağrıldı, yazılı ifadeleri alındı.
Yaptığımız eylemin liderleri var mıydı, varsa kimlerdi, bunu öğrenmeye çalıştılar.
Kendilerince buldular da.
Aradan uzunca bir zaman geçti. Kasım veya Aralık ayı idi, bir sabah derslere girmeden önce yalnız bizim sınıfın değil okulun tüm öğrencilerinin okul bahçesinde toplanması için bir duyuru yapıldı.
Toplandık, lisede artık İngiliz müdür yoktu, bir Müdür Vekili vardı.
Müdür Vekili hakkımızda yapılan tahkikatın sonucunu açıkladı.
Öncü diye tesbit edilen 6 öğrenci okuldan 1 yıllığına ihraç edildi, sınıfımızın diğer öğrencilerine da daha hafif cezalar verildi.
Okuldan atılanlardan biri bendim, diğeri de o Mağusa’lı çocuk.
Okuldan tart edilirken bile ayrı düşmemiştik.