Önümdeki kitabın adı, “AYTOTORO - Bir Köyün Yarım Kalmış Hikayesi!” 136 sayfalık bir kitap ama benim değerlerime/ölçütlerime göre “kocaman” sayılır. Yıllardır, değişik platformlarda her yerleşim birimimizin “en az” bir kitabı olması gerektiğini savunuyorum. Bu konuyu bir ara projeye de dönüştürmüştüm ama -benden kaynaklanmayan nedenlerle- proje hayat bulmadı. Bu bakımdan bu yönde çıkan her kitap benim için “kocaman”dır.
Bir kitabı, önce yazarından tanımak gerekir. “AYTOTORO - Bir Köyün Yarım Kalmış Hikayesi”nin yazarı Dervişe Özgü, kitabı için “Önsöz”de, duygusal, içtenlikli ve hoş bir tanıtım yapmış. Gelin, buram buram Güney’deki Larnaka’ya bağlı Boğaziçi/Aytotro köyü için geçmişe özlem/nostalji yüklü bu Önsöz’ü birlikte okuyalım:
“Bu eser, sadece kâğıda dökülmüş kelimelerden ibaret bir metin değil, toprağından, gölgesinden ve kokusundan uzakta büyümek zorunda kaldığımız çocukluğumuza ödenmiş samimi bir vefa borcudur. Hafızamızın kuytu köşelerinde parıldayan o özlenen köyün unutulmaya yüz tutmuş hatıralarını yarına taşımak; köklerinden kopan modern insanın ruhuna bir parça memleket havası üflemek amacıyla kaleme alınmıştır.
“Bilinmeye doğru yola çıkmak, hele ki bu yolculuk bir zorunluktan doğmuşsa, insanın kendi tarihini ardında bırakması demektir. Köyümüzden ayrılmak zorunda kaldığımız o gün; sadece evlerimizin kapısını kilitleyip çıkmadık, geçmişimizin, çocukluğumuzun ve atalarımızın asırlık mirasının da üzerine hüzünlü bir perde çektik.
“Elinizdeki bu eser; işte o perdeyi aralamak ve zamanın unutturmaya çalıştığı köklü bağları yeniden canlandırmak gayesiyle vücut buldu. Yaşadığımız zorunlu göçün yüreklerimizde yarattığı o derin boşluğu; köyümüzün sıcacık anılarıyla, yaşanmışlıklarıyla ve insan hikayeleriyle doldurmak istedik.
“Bu sayfalar; sürgüne ve zamana karşı direnen kolektif hafızamızın canlı bir vesikasıdır. Köyümüzün aziz hatırasına ve o topraklara bitimsiz bir özlem duyan tüm güzel insanlara ithaf olunur.
“Bu kitap Kıbrıs’ın güneyinde yer alan Aytotoro (Boğaziçi) köyünün halkı ile yapılan söyleşilerden derlenmiştir.”
Kitabın içeriğini daha iyi anlamak için bölüm başlıklarını da paylaşıyorum: “Aytotoro Anılarında Yaşanmış Sevdalar,” “Aytotoro Anılarında Yarım Kalan Hayatlar: Toprağa Gömülen Adımlar,” “Aytotoro Anılarında Kalan Gamini: Geleneksel Odun Kömürü Üretimi,” “Aytotoro Anılarında Kalan Çobanlık ve Hayvancılık,” “Aytotoro Anılarında Kalan 1950’li Yıllarda Harnıp Hasadı,” “Aytotoro Anılarında Hasat Zamanı ve Köyde Yaşam,” “Aytotoro Anılarında Kalan Pulya Kuşu ve İlk Geleneksel Pulya Festivali,” “Aytotoro Anılarında Bir İlk: Köyde Güzellik Yarışması,” “Aytotoro Anılarında Yarım Kalan Hayatlar: Mücadele Zorunluğu,” “Aytotoro Anılarında Kalan: Yaşanamayan Gençlik Yıllarında Sosyal Hayat,” “Aytotoro Anılarında Yarım Kalan Hayatlar: Fedakârlık Timsali Bir Anne,” “Aytotoro Anılarında Yarım Kalan Hayatlar: İki Aylık Gelinin Yası,” “Aytotoro Anılarında Yarım Geleneksel Evlilik ve Düğünler,” “Aytotoro Anılarında Kalan Mücadelesi,” “Aytotoro Anılarında Kalan Kız Enstitüsü ve Kadınların Aydınlanma Mücadelesi,” “Aytotoro Anılarında Kalan Mart Dokuzu Geleneği: Baharı ve Bereketi Karşılama,” “Aytotoro Anılarında Kalan Eski Bayramlar,” “Aytotoro Anılarında Kalan 23 Nisan Törenleri ve Atatürk Sevgisi.”
Ardından, “Aytotoroda İlkler” başlığı altında, kaynak kişi olarak Ahmet Utku, şunları anlatıyor: “İlk Geçici Öğretmenliğim,” “Köyde Çorba Evi Açıldı,” “Köyde Rumca Konuşma Yasağı,” “Köyde Atatürk Büstü,” “Köyde Canlı Tiyatro,” “Mücahitler Kooperatifi,” “İlk Pulya Festivalini Yapma Fikri,” “Köyde Yeme İçme Kültürü,”
Kitap, kaynak kişi olarak Hüseyin Arat’ın ağzından “Aytotoro Anılarında Kalan Kulübümüz ve Futbol Sevdamız” bölümü ile bitiyor.
Doğup büyüdüğüm Güney’in Larnaka’ya bağlı köyüm Boğaziçi/Aytotro ile çok iyi bildiğim kişi, olgu ve olaylar var, benim için “kocaman” olan Dervişe Özgü’nün kitabında! Son tanıklarından güzel ve anlamlı bilgiler kayıt altına alındı, toplumsal belleğe kazındı böylece!
Kutlarım Dervişe! Emeğine, ellerine sağlık ama bu iş burada durmamalı! Ne iyi ettin Aytotro fotoğraflarını bir sosyal medya hesabında toplamakla? Ne iyi ettin bu fotoğraflardan bir belgesel yaratmakla ve ne iyi ettin bu kitabı yazmakla! Ama işin burada bitmemeli. Aytotrolulara ve Kıbrıs Türk Halkı’na kazandıracağın başka şeyler de olmalı.
Bekleyeceğim, bekleyeceğiz.
AHMET UTKU’NUN ARDINDAN
Dervişe Özgü, telefonda “İlk kitabımı sana vermek istiyorum İsmail Ağabey” diyerek, 19 Ekim 2026 günü evime geldi. Kitabın kaynak kişilerinden biri olan Ahmet Utku, kaynak kişi olarak Dervişe Özgü ile görüşmelerinden hemen sonra beni aramış ve olup biteni heyecanla anlatmıştı. Ne yazık ki kısa bir süre sonra onu yitirdik.
Boğaziçi/Aytotro konusunda dolu dolu, güvenilir bir kaynak kişi idi Ahmet Utku! “Mücahit ve Mücahidelerin Anlatımıyla Kıbrıs Türk Milli Mücadelesi” konulu sözlü tarih projesinde de bilinmeyen/kayda geçmeyen çok şeyler anlatmıştı. O konuda da dolu doluydu. Onu ve Dervişe’nin kitabında yer alıp da bu dünyadan göçenleri rahmetle anıyorum.