16 Nisan’da Türkiye genelinde ve sınır kapılarında kullanılacak oylarla referandum yapılmış olacak ve yeni döneme “Evet” mi, yoksa “Hayır” mı, damgasını vuracak.  Tabii ki bu referandumla sonuç evet çıkarsa, yepyeni bir Türkiye ortaya çıkacak.  O yeni Türkiye’nin Türkiye ve dünya geneline yansıması nasıl olacak onu da göreceğiz.
Avrupa’nın çeşitli yerlerine yerleşmiş Türkiyeli kardeşlerimizle “evet” ve “hayır”ı konuşmak üzere oralara giden Türk siyasilerine geçit vermedi o ülkelerin siyasileri.  Ayıp ettiler ama kervan da yoluna devam eder.
Avrupa’nın çeşitli kentlerinde kendilerine yeni bir hayat kuran TC’lilerin bir yaşam mekanı da KKTC topraklarıdır.  1974 Mutlu Barış Harekatı’ndan sonra Türkiye’deki kendi topraklarını bırakıp Kuzey Kıbrıs’ı kendilerine vatan yapan kardeşlerimizin nüfus sayısına, bir de TC statüsünde gelip Kıbrıs’a yerleşip iş kuranları veya çalışmak için adaya gelenleri ekledik mi, kocaman bir rakam tutar.  Bu rakama neleri ekleyebiliriz mesela?
Bu rakama Türkiye’den gelen TC’li öğrencilerini ve onların yakınlarını da eklersek o rakam daha da büyür.
Bana göre şu anda KKTC’de de sürdürülen referandum kampanyasının başını çeken üniversiteli talebelerdir.  Özellikle AKP kökenli gençler, rüzgar gibi oradan oraya esmektedirler.
Bazı binalara Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın posteri asılırken, her yer Türk bayrakları ile donatıldı.  O dev posterlerde şöyle yazıyor:
“Yeni Anayasa için Kıbrıs EVET diyor!”
Bu bir slogandır esasında.  
Benim korkum nerdendir bilir misiniz?
Bu kampanya esnasında evetçilerle hayırcıların ciddi şekilde çatışmaları.  Genellikle karşıt gruplar hep seçim meydanlarında çatışırlar.  Hatta Türkiye seçimlerinde çoğu zaman masum insanlar o çatışmaların içinde hayatlarını kaybederler.  İnşallah bizde böyle birşey olmaz.
Özellikle 15 Temmuz darbesinden sonra Türkiye, Atatürkçülük’le ulusalcılığı birbirine kenetlemiş gibi bir görüntü veriyor.  Zaten Türkiye’yi de, Atatürkçülüğün temel ilkeleri ve vatan bütünlüğünün korunması değil mi kurtaracak olan?  Yani halk ve siyasiler bir bütün oldular Atatürkçü düşünce ve bayrak etrafında.  Bu çok iyi birşey.  Halk da artık biliyor ki, kesinlikle kendi vatanına sahip çıkılmaması halinde böyle saçma darbe girişimleri olabilir.
Darbeler her zaman Türkiye’yi kayba uğratmış ve yıllar öncesine geriletmiştir.  Demokrasi çarkı döndüğü sürece, iktidar kendi avantajlarını istismara döndürmediği sürece mesele yok.  Zaten demokrasinin güzelliği, iktidarla muhalefetin fikir özgürlüğü çerçevesinde kendi görüş ve düşüncelerini halka aktarmaktır.  Bundan da kimsenin kırılmaması gerekir.  Kabul ettiklerimizle edemediklerimizle siyasetin tuzu biberidir bu tür fikirsel çatışmalar.
Ne yani AKP “EVET” için çalışıp didinecek de CHP veya muhlif durumdaki diğer partiler boş mu kalacaklar?  Elbette onlar da kendilerince “HAYIR” propagandasını yapacaklar.
Şu andaki görüntü neyi veriyor?
Gerçekten bu görüntü size bir netice verebiliyor mu?
Bana göre “EVET” daha bir yakın çıkacak gibi sandıktan.  
Zaten AKP hiçbir boşluk bırakmıyor.  Bu referandumu da riske atmak istemiyor.  O nedenle akla gelebilen her propagandayı yapıyor.  Siz iktidarda olsanız ve elinizde “iktidar kılıcı olsa” siz de o savaşı vermez misiniz?  Verirsiniz elbette.  Unutmayınız... İnsanlar her zaman güçlüden yanadırlar.
Zaman zaman küçük sohbet gruplarımızda bunu tartışırken, kimilerine göre “HAYIR” çıkacağı söylense de, hiçbirine itibar etmemek lazım.  Çünkü gerçek, vatandaşın gönlünde yatandır.  Bir başka deyişle halkı propagandası ile ikna edenin olacaktır başarı.  
Pek çok Kıbrıs’lının TC pasaportu olmasına karşın, oy kullanıyorlar maalesef.  Gerçekte Kıbrıs Türkleri’nin ne “EVET”e, ne de “HAYIR”a tavır alacak veya taraf olacak bir durumu yoktur ve olmamalıdır da.  Çünkü sonuç ne çıkarsa çıksın, saygımız sonsuz olacak ve Anavatan-Yavruvatan ikilemindeki bütünlük hiç bozulmayacak.  Yani çıkacak sonuca boynumuz kıldan incedir.  Önemli olan çıkacak sonucun, Türkiye ve  Türk insanı için hayırlı olmasıdır.  Bütün mesele referandum sonrasında daha güzel bir Türkiye’nin gün ışığına çıkması ve dünyadaki yoluna devam etmesidir.
Esasında referandumdan “EVET” çıkarsa siyaset ve idari, hatta hukuki yapılanma biçim değiştirecek.  O biçim değiştirme de Türkiye’nin yeni fotoğrafını koyacak ortaya.
Kısacası 16 Nisan 2017’de yapılacak Anayasa referandumu, Türk milletine hayırlı ve uğurlu olsun diyoruz...