Hasan Topal, kısa bir süre önce bana 4 kitabını getirdi: “Bakkal Defteri (Şubat 2025),” “Ölümün Hatıra Defteri (Haziran 2025),” “İngiliz Döneminde Kıbrıs’ta Bulaşıcı Hastalıklar İle İlgili Yapılan Çalışmalar (Kasım 2025)” ve “Vadili Rüştiyesi (Aralık 2025).”
Bir yılda 4 kitap, bizim koşullarımız bakımından süper bir sayı. Bu 4 kitapla Sayın Topal toplam 9 kitap yayımlamış oluyor: “Mesarya’dan Notlar 1,” “Mesarya’dan Notlar 2,” “Kıbrıs Halleri,” “Tarihsel Süreçte İlkokulda Sağlık Eğitimi,” “Mesarya’dan Notlar 3,” “İngiliz Döneminde Kıbrıs’ta Bulaşıcı Hastalıklar İle İlgili Yapılan Çalışmalar,” “Bakkal Defteri,” “Ölümün Hatıra Defteri” ve “Vadili Rüştiyesi.”
İlk kitabı 2002’de çıktığına göre, 9 kitabı, 23 yıllık yazarlık serüvenine (2002-2025) sığdırmış Sayın Topal.
Hasan Topal, esas itibarıyla bir tıp doktoru ama aynı zamanda tarih eğitimi doktorası yapmış bir tarihçi, bir akademisyen! Aynı zamanda bir edebiyatçı çünkü yazdıklarının bir kısmı deneme nitelikli. Nitekim, 5 ciltlik Kıbrıs Türk Edebiyatı Tarihi’nin (1571-2017) 5. Cildinde ona denemeci olarak yer verildi. Esra Karakaş Kurt, kaleme aldığı 5. Cildin deneme kısmında onun denemeciliği ile ilgili olarak şöyle der:
“Denemelerin her biri yaşama dönük iletileri olan yazınsal ürünlerdir. Yazılar, ada kültürüyle yoğrulmuş deneyimlerin, halk söylemlerinin ve yaşam öykülerinin bir yansımasıdır. Bu yansımalar, yazıların içeriğini oluşturmuştur ve temelinde okura sunduğu özgün iletilerle örüntülenmiştir. Okur da kendisine sunulan bu yaşamsal öykülerin, ada kültürünün öğretileriyle düşünsel bir yolculuğa çıkar. Yazar ekseninde başlayan insana ilişkin bu sorgulama, okur ekseninde de devam etmektedir. Ada coğrafyasındaki sosyal, kültürel ve siyasal oluşumların aktarıldığı ve okurca da anlamlandırılmasına olanak tanıyan yapıt, edebiyatımızdaki yerini almıştır.”
“Ölümün Hatıra Defteri” adlı kitabında ilk kez Hasan Topal’ın “ölüm” üzerine olarak kaleme aldığı “deneme nitelikli” bir manzume’ye (şiirsel deneme’ye) de rasladım. “Ölümü Hak Etmek” başlıklı, dörtlükler halindeki o manzume’yi/şiirsel deneme’yi paylaşıyorum:
“Bizden önce vardı / Bizden sonra da var olacak, / Zamanın sessiz nefesi, /Değişmez, sonsuz bir gerçek olacak.
“Bir kez geliriz bu dünyaya,/ Bir kez yaşarız hayati, / Geride kalan sevgiyle, / Biriken güzel hatırayı.
“Güzel bir iz bıraktıysan, / Ölümü hak etmişsin demektir, / Bir tebessüm, bir umut tohumu, / Yaşadığın her anın anlamıdır.
“Ama boş ellerle gidenler, / Sessizce kaybolan hayatlar, / Onlar için ölüm yalnızca, / Bitmeyen bir hesap vermektir.
“Dünyada kalıcı olan, / Sevgi, dostluk, izlerdir, / Ölümü hak etmek demek, / Işık bırakmaktır geride.
“Öyle yaşa ki her adımın, / Kök salsın insanlıkta, / Ölümü hak ettiğin gün, / Ebedi huzur seninle kalacak.”
***
Bir gazete yazısında, Hasan Topal’ın kitapları için çok fazla bir şey yazma olanağı yoktur. Zaten kitap adları, konu-içerik konusunda fikir sahibi olmamıza ve bir algı yaratmaya olanak verdiğinden bu koyuya girmeyeceğim ama bir hususu özellikle vurgulamak gereğini duyuyorum:
Hasan Topal’ın tüm kitapları, özelde doğduğu yer olan Vadili’yi, genelde Mesarya’yı anlatır ve toplumsal belleğimizle ilişkilidir. Başka bir deyişle, Vadili’nin/Mesarya’nın yazarı ve sesidir Hasan Topal.
Bunun Vadili köyü ve Mesarya için süper bir olay olduğuna inanıyorum. Keşke her yerleşim birimimizin (bölgemizin) bir Hasan Topal’ı olsa! Keşke DEVLET’in her yerleşim yerimiz/bölgemiz için bir yazar yetişmesi yönünde politikaları olsa ve bu politikaları yaşama geçirse!
Hasan Topal’ı tüm içtenliğimle kutluyorum.
Daha nice eserlere Hasan Bey!