Dünya hükümeti gibi hareket etme yetenek ve yetkilerine sahip olacak, Dünya Barışı’na karşı girişimde bulunanların yaptıklarını yanlarında bırakmayarak fiile yaptırımlar uygulayabilecek bir dünya örgütü ütopyası yeni değil! Ne Milletler Cemiyeti ne de Birleşmiş Milletler Örgütü bunu yapamadı. BM zaman zaman bu yönde işlevselleşmeye yakınlaştı ama sonuçta olmadı. Uluslararası ilişkilerde devletler kendi küçük çıkarlarını ön planda tutmayı sürdürürken, “Dünyanın Beş Zebanisi”nden herhangi birinin veto ettiği konularda BM kıpırdayamadı.
Son aşamada, Dünya en büyük süper güç olan ABD’nin belirleyiciliğine doğru gidiyor. Trump, giderek ete kemiğe bürünmekte olan Board of Peace/Barış Konseyi ile yeni bir dünya düzenine doğru yelken açtı bile! Baksanıza Board/Konsey oluşturuldu, Yürütme Kurulu belirlendi, bütçesi belli oldu. Gazze’de konuşlanacak askerî güce hangi üyelerin katkı yapacağı da belirginleşiyor.
Trump’ın, BM konusunda iyi düşüncelere sahip olmadığını dünya alem bilir. Nitekim ABD, (Dünya Sağlık Örgütü, İlkim Anlaşması, İnsan Hakları Konseyi, UNESCO dahil) 31’i BM kuruluşu olan toplam 66 uluslararası kuruluştan çekildi. NATO, AB gibi uluslararası kuruluşları da pek takmıyor Trump!
Trump BM’den tam olarak çekilir mi? Bence hayır. Her şeyden önce BM, somut olarak dev gökdeleni ile ABD’dedir ve ABD tek başına BM’yi kilitleme gücüne sahiptir. Nitekim Gazze konusunda İsrail’e yönelik hiçbir Güvenlik Konseyi kararı aldırtmadı. Daha da ilginci, Trump’ın BM’yi Board of Peace’nin alt kuruluşu olarak kullanacağına yönelik değerlendirmeler yapılıyor.
Board of Peace, gerçekten de Trump’un BM yerine yaratmak istediği, elinin altında olacak yeni yapılanma mıdır? Öyledir diyenler çok ama bilemem. Gerçi yeni oyuncağından hoşnut görülüyor ve kendinden sonrasını da sağlama bağlama düşüncesini taşıdığını belli ediyor ya! Board of Peace’nin lideri, isim olarak kendisi ve anlayabildiğim kadarıyla onu değiştirecek bir düzenek yok kuruluş belgesinde! Tam tersi o belgede, kendisinden sonra gelecek olanı kendisinin belirleyeceği kurallara da yer verildiği söyleniyor.
-Trump bizimle kafayı bozmadığı sürece- Türkiye ve bizim bakımımızdan yeni düzenek “sorun” değil gibi! Tam tersi lehimize gibi görünüyor. Esasen Trump’ın bu düzeneği T.C. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la anlaşarak yaptığına, bundan dolayı bizim de işimize yarayacağına yönelik savlar da var. Görüntü hatta algı da öyle!
Nitekim, Güney komşumuzda yeni dünya düzeneğinde yer alabileceğimiz kaygısı doğmuş bile! İlginç biçimde Board of Peace kurucuları arasında henüz BM’ye üye olmayan Kosova da yer aldı. Kosova, Gazze’ye asker gönderecek ülkeler arasında da var. Bu durumda Güneyli komşularımızın paçası tutuşmasın da kimin tutuşsun?
Yineleme de olsa yazmayı sürdüreceğim: Kıbrıs, “kendine özgü/sui generis” bir uluslararası sorun ve olan bize, Kıbrıs Türkleri’ne oldu ve oluyor. Kabak hep bizim başımızda patladı ve patlıyor. Türkiye, uluslararası anlaşmaların kendisine açıkça verdiği yetkiyi kullanarak Ada’ya müdahale etti, böylece biz Kıbrıs Türkleri varlığımızı sürdürebildik ama saldırgan olan Rum tarafı taltif edildikçe edildi. Ne BM, ne artık buharlaşmış gibi olan AGİK, ne NATO, ne AB, ne de başka bir uluslararası güç, sorunun esas mazlûmu/mağduru olan bizim yüzümüze bakmadı bile! Yok edilmekten kıl payı kurtulan bir halk olarak, geleceğimize güvenle bakabilme yolunda, günümüze kadar Türkiye’den başka dayanağımız olmadı ve BM dahil uluslararası toplum, nedense bizim tek gerçek güvencemiz olan Türk garantisini kafaya taktı.
Board of Peace’nin, Türkiye’nin varlığı dolayısıyla, en azından bizi ezmeyeceği anlaşılıyor. Yani Trump’un yeni dünya düzeninde bize biçilebilecek gömleği, her halükârda iyi değerlendirmek durumundayız.
Trump ve “Bord Of Peace/Barış Konseyi”
İsmail BOZKURT
Yorumlar