Anavatanımız Türkiye’de bir “mutlak butlan” depremi yaşanmaktadır.
Büyük bir hukuk kavgası var.
Ülkenin bütün diğer hayati sorunları gündemden düştü, herkes bu “butlan” kavgasına odaklanmış bulunuyor.
Bu “mutlak butlan” filminin başrolünde Kemal Kılıçdaroğlu var.
Bugünden itibaren bu konuyu irdeleyen ve muhtemelen günlerce devam edecek bir yazı dizisi başlatıyorum.
Neden diye sorarsanız, anlatayım.

***

Bu dünyada artık yöresel bir hayatımız yok.
Bölgesel bir hayatımız da yok.
Küresel bir hayatımız var.
İster ekonomik olsun, ister hukuksal olsun, ister siyasal olsun dünyanın neresinde ciddi bir olay patlak verse bu olaydan dünyanın tamamı etkilenir.
Meselâ İran savaşı…
Bu savaş dünya ekonomisini sarstı.
Bırakınız dünyanın diğer bölgelerini bir yana, Kuzey Kutbu’nun eteklerinde yaşayan Eskimo’ların ekmek parası bile İran savaşından etkilenmiş haldedir.
Hal böyle olduğuna göre nerede ve hangi ülkede meydana gelmiş olursa olsun bu tür olaylara bigâne kalmak olası değildir.
Hele olayın yaşandığı yer anavatanımız Türkiye ise buna gözümüzü kapatma lüksüne sahip değiliz.

***

Anavatanımız Türkiye’deki hadise ciddi bir hukuk meselesidir.
Millet ikiye bölünmüştür.
“Mutlak butlan”ı haklı bulanlar var, hukuki olmadığını, siyasi saiklerle alındığını, yargı yoluyla CHP’ye siyasi operasyon yapıldığını iddia edenler var.
Mahkemenin “mutlak butlan” kararıyla Özgür Özel’in Genel Başkan seçildiği CHP kurultayı iptal edilmiş, ayrıca bir de tedbir kararı üretilerek Özgür Özel’in Genel Başkanlığı sona erdirilerek eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlık koltuğuna iade edilmiştir.
“Mutlak butlan”la malûl olan bir karar yok hükmündedir, hiç alınmamış, hiç üretilmemiş bir karar hükmündedir.
İşte bu kararı savunanlar var.
Pek çok hukukçu ise aslında “mutlak butlan”la malûl olan karar CHP kurultayının Özgür Özel’i Genel Başkan seçen kararı değil, “mutlak butlan”la malûl olan karar bizatihi mahkeme kararıdır.
Bir başka anlatımla mahkemenin “mutlak butlan” kararı yok hükmündedir, hiç meydana gelmemiştir ve geçersizdir.
58 yıllık bir hukukçu olarak anavatanım Türkiye’deki “mutlak butlan” depremini irdelemek benim doğal ilgi alanıma girmektedir.
Hukuki görüşlerimi önümüzdeki günlerde anlatacağım.

Şimdi meselenin bir başka cephesine bakalım.

***

Yukarıda da belirttiğim gibi deyim yerindeyse anavatanımız Türkiye’de bir “mutlak butlan” filmi oynanmaktadır.

Filmin başrolünde Kemal Kılıçdaroğlu var.

Yiğidin hakkını yiğide, Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek açısından peşinen belirtmek ve itiraf etmek isterim ki Kemal Bey kendisine tevdi edilen rolün gereğini bihakkın ve eksiksiz ve de büyük bir başarıyla ifa etmekte, yerine getirmektedir.

Kemal Bey başrolü mükemmel oynamaktadır.

Başrol oyunculuğunda ünlü aktör Yıldırım Önol’u bile aratmamaktadır.

Kemal Bey’in bu filmde sergilediği atraksiyon dillere destan olacak seviyededir, anadan doğma oyuncu olsa ancak bu kadarı olurdu…

Kendisine tevdi edilen rolü tevdi edenin çizdiği doğrultuda şahane bir ustalıkla icra ettiğine göre büyük bir alkışı hak etmiş olsa gerek.