Kemal Kılıçdaroğlu kurultaydaki liderlik yarışında Özgür Özel’e yenildiği tarihe kadar CHP’de takriben 13 yıl liderlik yapmıştır.
Bütün bu sürede Türkiye için çizdiği manzara şuydu:
1) Tayyip Bey tek adamdır.
2) AKP bir tek adam partisidir.
3) AKP iktidarı bir tek adam rejimidir.

***
Şimdi bir de bunu söyleyen adama bakalım.
Yıllar yıllar önceydi, televizyonlarda haber kanallarını zaplıyordum.
Kanallardan birinde Kemal Kılıçdaroğlu vardı ve şöyle diyordu:
- Kapının önüne koyarım.
Kim için, kimler için söylüyordu bunu?
Bazı CHP’liler, yani parti üyeleri için söylüyordu.
Herhalde Kemal Bey’in hoşuna gitmeyen bazı söylem ve/veya eylemleri olmuştu.

***
Kapının önüne koyacaktı.
Kafaya bak, zihniyete bak.
Adama sorarlar:
-Kimsin sen, demokratik bir partide Genel Başkan mısın, yoksa Osmanlı’nın Romanya eyaletinde Kazıklı Voyvoda mısın?
***
Demokratik bir partide hiçbir parti lideri hiçbir parti üyesini kapının önüne koyamaz.
Bir disiplin suçu işlemiş olsa bile koyamaz.
Herhangi bir parti üyesi bir disiplin suçu işlese bile onu kapı önüne koymak parti liderinin yetkisinde değildir, hakkı ve haddi de değildir.
Bunun adına haddini bilmezlik derler.
Disiplin suçu işleyen partilinin muhatabı parti lideri değil, disiplin kuruludur.
Buna rağmen sen “kapının önüne koyarım” dersen demek ki senin demokratlıkla, demokrasiyle herhangi bir bağlantın ve ilişkin yok demektir.
“Kapının önüne koyarım” dersen siyasal dürüstlük bunun neresinde?
Siyasal etik bunun neresinde?
***
Kılıçdaroğlu’nun ağzından “kapının önüne koyarım” sözlerini duyduğum andan itibaren bu adamdan sıtkım sıyrıldı.
Hiçbir demokraside hiçbir parti lideri beğenmediği parti üyesini kapı önüne koyamaz.
Koymaya yeltenirse ve hatta sadece lâfını bile ederse kendisi de tek adamlığa yeltenmiş olur.
Hem başkalarını tek adam olmakla suçlayacaksın, AKP’nin tek adam partisi, iktidarın tek adam rejimi olduğunu söyleyeceksin, sonra da bizzat kendin tek adamlığın daniskasına kalkışacaksın.
Yemezler Kemal Bey yemezler.
***
“Kapının önüne koyarım” lâfını duyduğum andan itibaren Kemal Bey’den sıtkımın sıyrıldığını söyledim, çünkü böyle bir kafadan demokrat adam çıkmaz, demokrat lider de çıkmaz.
Nitekim daha sonraki olaylar ve özellikle mutlak butlandan sonra yaşananlar Kemal Bey’den demokrat bir adam çıkmayacağı yolundaki kanaatimi kesinlikle teyit ve tescil etmiştir.
Kemal Bey mutlak butlandan beri neredeyse her gün bunun veciz örneklerini sunmaktadır.
Kemal Bey şu