Başımızda siyaseten ve duygusal olarak kavak yellerinin estiği bir dönemi yaşıyorduk.
O sıralar Halkın Sesi’nde mi, Nacak’ta mı yazıyordum, şimdi anımsamıyorum.
Memleket tarihinde çeşitli zamanlarda çeşitli gazeteler olmuştur.
Bunların en uzun yaşayanı ve halen de yaşamakta olanı liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ün sahip olduğu Halkın Sesi idi.
Bir de merhum Cemal Bey’le oğlu Sadi Bey’in çıkardığı Bozkurt gazetesi.
Ve bir de merhum Hikmet Akif Mapolar’ın haftalık Memleket gazetesi. 29 Mayıs 1959’da bu kervana NACAK gazetesi de katıldı, her Cuma günü haftalık olarak yayın hayatına girmişti.

***

Tabii ki çok sayıda Rum gazetesi de vardı.
O Rum gazetelerinin çoğunluğu bugün de yayın hayatına devam etmektedir.
O günlerde en gözde Rum gazetelerinin başında Filelefteros ve AKEL’in organı olan Haravgi vardı.
Bugünkü Cyprus Mail gazetesi o zamanlar da yayınlanmaktaydı.
Cyprus Mail İngilizce olarak yayın hayatında olmasına rağmen aslında bir Rum gazetesidir, gütmekte olduğu politika açısından Rumca yayınlanan gazetelerden herhangi bir farkı yoktur, yani Cyprus Mail de ENOSİS sevdalısı organlardan biridir.

***

Terör örgütü EOKA’nın 1 Nisan 1955’de ENOSİS amaçlı silâhlı eylemlere başladığı sıralarda bir de baktık ki bir başka İngilizce gazete daha yayın hayatına girdi.

İlginç bir hikâyesi olan o gazetenin adı Times of Cyprus idi.

Bu gazeteyi kendisi ortada görünmeden, perde gerisinde kalarak sermayesini sağlayan ve yayın hayatına sokan aslında Makarios idi.

O sıralarda Londra’da Charles Foley adında ünlü bir İngiliz gazeteci vardı.

Makarios bu adamı Kıbrıs’a getirdi, Times of Cyprus adlı bir gazeteyi hayata geçirmesini sağladı.

Bu gazetenin politikası ENOSİS’i savunmak ve dolaylı yollardan EOKA’ya destek vermekti.

Gazetenin sahipliği bir İngiliz gazeteciye tevdi edilmek suretiyle “aha bakın, tarafsız İngilizler bile ENOSİS’e destek veriyor” havası yaratılmak istenmişti.

Charles Foley kraldan fazla kralcı olmuş, fanatik bir Rum’dan daha ateşin bir ENOSİS’çi kesilmişti.

***

O zamanlar gerek Kıbrıs Türk basınında, gerek Kıbrıs Rum basınında, yani Cyprus Mail ve Times of Cyprus dahil Kıbrıs basınının tümünde bugün kaybolmuş olan güzel bir gelenek vardı.

Türk gazetelerinde her gün “Rum basınından özetler” başlığı altında Rum gazetelerinden haberler ve köşe yazılarından özetler veriliyordu.

Aynı şeyi Rum gazeteleri de yapmakta, Türk basınından özetler vermekte idiler.

Bu geleneğe İngilizce olarak yayın yapan her iki gazete de uymaktaydı.

Bu iki İngiliz gazetesinde “Turkish Cypriot Press” ve “Greek Cypriot Press” başlığı altında Türk ve Rum basınından özetler tercüme edilerek verilmekte, hatta bazı köşe yazıları aynen tercüme edilerek yayınlanmakta idi.

***

Az önce belirttim ya, o günlerde başımızda siyaseten ve duygusal olarak kavak yellerinin estiği bir dönem yaşıyorduk.

Hayatımın yarısı Orhan Veli’leri, Melih Cevdet’leri, Ziya Osman Saba’ları, Attilâ İlhan’ları, Oktay Rıfat’ları, Yahya Kemal’leri ve diğer şairleri okumakla geçiyordu.

Bu arada tabii ki Kıbrıs Türk basını ile Kıbrıs Rum basını arasında müthiş bir mücadele ve kavga vardı.

Deyim yerindeyse hem siyaset hamuruna bulanmıştık, hem de edebiyat hamuruna.

***

O günlerde okuduğum bir şiirde şairin biri sevgilisine şöyle seslenmişti:

-Farklı tepelerde büyümüş otlar gibiyiz.

Ben bu mısrayı siyasete adapte ettim ve Rum basınındaki düşmanca yayınlara karşı bir yazımda şöyle bir vurgulama yaptım:

-Boşuna uğraşmayın, netice alamazsınız, sizinle birlik olamayız, aynı kaderi paylaşamayız, çünkü siz ve biz ayrı tepelerde büyümüş otlar gibiyiz.

***

İster inanın ister inanmayın, ertesi günü bu yazımın İngilizce bir tercümesinin yukarıda belirtilen iki İngilizce gazeteden birinde iktibas edildiğini gördüm.

O mısrayı şöyle tercüme etmişlerdi:

-We are like grass grown on different hills.

***

Şimdi…

Rum basınına ve ENOSİS’çi Rum siyaset dünyasına dün olduğu gibi bugün de sesleniyor ve aynı şeyi söylüyorum:

-Farklı tepelerde büyümüş otlar gibiyiz, bir ve beraber olamayız.

***

O kavak yelleri hâlâ başımızdadır.

Kavak yeli güzel şeydir.

Es mübarek es.