Evet, 2023 yılında CHP Genel Kurultayı toplandı ve Özgür Özel’i Genel Başkan seçti.
Özgür Özel o oylamada Kemal Kılıçdaroğlu’nu mağlûp etti.
Daha sonra CHP kurultayı iki kez daha toplandı ve Özgür Özel’i iki kez daha ezici çoğunlukla yeniden Genel Başkan seçti.
Son iki kurultayda Kemal Bey aday olma yiğitliğini ve cesaretini bile gösteremedi.
Çünkü aday olsaydı feci bir hezimete uğrayacağını peşinen biliyordu.
Sustu, köşesine çekildi, partiyle ilişkisini kesti ve pusuya yattı.
Mutlak butlandan sonra anlaşıldı ki hazımsızlık ve intikam amacıyla pusuya yatmış oldu.
Seçim yenilgisini hazmetmeyi belli ki hiç kabullenmedi.
Demek ki hayatı boyunca hiç demokrat olmamış bir adamdır.
Tek marifeti demokratmış gibi görünmekti.
Milyonlarca CHP’liyi ve milleti de aldatmış, kandırmış oldu.
Bilmem ki ne demeli?
Adam utanır biraz.

***
Mutlak butlan kararına gelince…
2023’deki kurultay kararından yıllarca sonra Türkiye’deki bir mahkemeden Özgür Özel’i Genel Başkan seçen kurultay kararı hakkında bir mutlak butlan kararı çıktı.
Eğer bir karar hukuken mutlak butlanla malûl ise o karar yok hükmündedir, yani ilk andan itibaren hiç doğmamış gibidir.
Mahkeme bu arada bir de tedbir kararına hükmetti.
Bu tedbir kararına göre Özgür Özel ve ekibi görevden alındı, Kılıçdaroğlu ve ekibi yeniden partinin başına getirildi.
Ve Kılıçdaroğlu adalet değil adaletsizlik üretiyor görüşünde olduğu bir yargı kararına dayanarak ve 13 yıl boyunca bütün tükürdüklerini teker teker yalayarak polis zoruyla partiye dönmeyi içine sindirebildi.

***
Bir kararın mutlak butlanla malûl olabilmesi için o kararın çok ağır bir hukuki sakatlık içermesi gerekir, meselâ yetki gasbı gibi.
Başka türlü mutlak butlan kararı verilemez.
Hukuki sakatlık mutlak butlan gerektirecek kadar ağır olmadıkça mutlak butlana hükmedilmesi hiçbir demokraside ve kuvvetler ayrılığının bulunduğu bir ülkede mümkün değildir.
Ortada bir yetki gasbı olmadığı aşikârdır.
Çünkü CHP’ye Genel Başkan seçmek CHP kurultayının yetkisindedir.
Dolayısıyla Özgür Özel’i Genel Başkan seçen CHP kurultayının kararında herhangi bir başka hukuksuzluk olsa bile mutlak butlan kararı verilemezdi.
İhtiyati tedbir kararı da verilemezdi.
58 yıllık hukukçuluk hayatımda benim bildiğim, tatbikatta ve ünlü hocalarımdan öğrendiğim budur.
Özgür Özel’i Genel Başkan seçen kurultay kararında mutlak butlan teşkil edecek derecede ağır bir hukuki sakatlık olmadığı görüşündeyim.
Başka bir hukuki sakatlık varsaydı, yani davacılar böyle bir hukuki sakatlık olduğunu ısbat etmiş olsalardı mahkeme ancak şu kararı verebilirdi:
“Kurultay kararı iptal edilmiştir, Genel Başkan seçimi için kurultay yeniden toplanacaktır”.
Mahkeme yeniden toplanacak kurultay için azami bir süre de tesbit edebilirdi.
Ve mahkeme tabii ki tedbir kararı alamazdı.
Kurultayın yeniden toplanıp Genel Başkan seçinceye kadar geçecek sürede Özgür Özel ve ekibi görev başında kalmalıydı.
Dolayısıyla bir hukukçu olarak bendeniz söz konusu mahkeme kararının yerinde olduğu yolundaki görüşlere katılmıyorum.
Nitekim Türkiye’nin ünlü hukuk hocaları ve diğer hukukçuları da ezici bir çoğunlukla mahkemenin mutlak butlan kararının yerinde olmadığı ve ciddi bir hukuki sakatlıkla malûl olduğu görüşündedirler.
Bunu tabii ki Kemal Bey’e anlatmak mümkün değildir.
Çünkü Kemal Bey demokrat bir adam olmadığı için yenilgiyi hazmedebilmiş olmaktan çok uzaktır.
Ve belli ki Kemal Bey aynı zamanda siyasal intikamcı bir adamdır.
Kendisini yenen adamdan bizzat yoktur dediği adalete yani kendi deyimiyle adaletsizliğe sığınarak Özgür Özel’den intikam almaya dayanan çağdışı bir düşünce ve davranış içindedir.