Son zamanlarda bazı CTP’li politikacılar şu mealde bir nakarat okuyorlar:
-Bizim taraf iki devlet diye bir söylem tutturdu, Güney Kıbrıs’ı tamamen Rum’lara bıraktı, Rum’lar da güneyde diledikleri gibi at oynatmakta, yabancı devletlere askeri üs vermektedirler, oysa onların kuzeyde hakkı olduğu gibi bizim de güneyde hakkımız vardır, iki devlet diye tutturmasak Rum’lar bunu yapamazdı, yabancı devletlere üs vermek için bizim de onayımızı almaları gerekecekti.
***
Hayâl gücüne ve palavraya bakın…
Yani biz iki devlet tezini savunmasak ve iki devlet yerine meselâ federasyonculuk oynasaydık Rum’lar yabancılara üs vermek için bizden onay isteyeceklerdi.
En büyük Acem palavrası bile bu iddiadan daha inandırıcıdır.
***
50 küsur sene federasyonculuk oynadık.
Netice?
Sıfır.
Neden?
Çünkü Rum seninle uzlaşmak, seninle barış yapmak, bu adayı seninle paylaşmak niyetinde değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır.
Sen Rum’un nazarında küçük bir azınlıksın.
Senin bu toprağın kaderinin tayin edilmesinde söz hakkın yoktur.
Rum’un nezdinde sen bu adada 500 senelik misafirsin.
Yani er-geç gideceksin.
Başka bir anlatımla sen Rum’un nezdinde yok hükmündesin.
Ve işte bu Rum, sen iki devlet yerine federasyon konuşmuş olsan her yapacağı işi sana danışacak ve senden onay isteyecekmiş.
Pes doğrusu…
İşkembeden atmak olur da bu kadarı da olur mu?
***
Bu kafadaki politikacılar belli ki tarihten de ders almıyor, ders almaya da niyetleri yok.
Rum Kanlı Noel’i neden başlattı?
Seni silâh zoruyla neden devletin, devlet şemsiyesinin dışına attı?
Neden seni asi ilân etti?
Neden soykırım yaptı?
Nedeni belli…
ENOSİS için.
Hedef bu.
Bu hedef henüz terk edilmiş değil.
Bu kafa mı yabancıya üs vereceğinde sana danışacak?
İnsaf yahu insaf.
İnsaf da dinin yarısı.
***
1960-63 döneminde kaya gibi yazılı bir anayasa ve kaya gibi uluslararası antlaşmalar vardı. Buna bile riayet ettiler mi?
Anayasanın Türk haklarına ilişkin kurallarının bir tekini bile uyguladılar mı?
O dönemde yazılı hukuk kurallarını bile paspas misali çiğneyen zihniyet şimdiki şartlarda mı iş yapacağında sana danışacak ve senden onay isteyecek?
Seni yok hükmünde sayan kafa mı seni adam yerine koyacak?
***
50 küsur sene federasyon konuştuk.
Bu 50 küsur senenin 10 yılında Denktaş yoktu, Eroğlu yoktu, Tatar da yoktu.
Talât ve Akıncı vardı.
Talât ve Akıncı da federasyon dersinden sıfıra sıfır çektiler.
Yani netice yok, bundan sonra da olması Arab’ın deyimiyle miş-mümkin.
Ve bunlar federasyonculuk oyununun hâlâ devamından yana.
Sirto oynamaya devam edersek bizim onayımız olmadan Rum hiçbir şey yapamazmış.
Söyledikleri aslında bu.
Milletin aklıyla alay ediyorlar.