Minik, esmer ve tombul bir oğlan çocuğuydu vaktiyle. Bebek iken çevresinden çokça ilgi görmedi, hatta gereğince sevgi de görmedi. Zihin melekeleri vasata yakındı. Bu nedenle eğitim ve öğretimden nasibini alamadı; yeterince öğrenim görmedi.
Ama fizikman güçlüydü ve güç gerektiren işlerde dikkat çekiyordu. Durumu depresif bir görünüm olarak tanımlanabilirdi; mahcup ve çekingendi.
Gel zaman git zaman yetişkin bir insan oldu. Saygın bir meşgale buldu. Böylece bedeni doğrulmaya başladı. Hep yere bakarak yürürken artık önüne bakarak yürüyebiliyordu.
Derken ailesinin destek ve yardımlarıyla kendine uygun bir eş bulundu ve evlendi. Artık daha da dik yürümeye başladı.
Sonra tıbbi destekle bir oğlu oldu. Çok sevindi, mutlu oldu. Artık eski o değildi. Yaşama umutla sarılan, bilhassa oğluyla gurur duyan bir kişi olmuştu.
Artık başı önde değil, yürürken gözleri göğe bakan bir karakter olmuştu.